Mesut HEPER
Kartal Bölge Şefi
mesut.cucuk@ibb.gov.tr
11.03.2013

BEYKOZ KORUSU (ABRAHAM PAŞA KORUSU)

Boğaza hakim olan ve Beykoz sınırları içerisinde yer alan korunun tarihsel sınırı, Beykoz ile Paşabahçe arasındaki sırtlardan başlayarak, Karadeniz’de Riva Köyü’ne kadar uzanan geniş bir alana yayılmış iken, günümüzde bu alanın çok azı kalmıştır.

Koruya adını veren Abraham Paşa’nın bu geniş araziyi Padişahla tavla oynarken kazandığı söylenmekle beraber sözkonusu koru 1887 yılında askeri önemi nedeniyle kamulaştırılarak hazineye devredilmiştir. II. Meşrutiyetin ilanından (1908) sonra bir bölümü “Hürriyet Bahçesi“ adı altında halkın ziyaretine açılmıştır. Korunun Boğaziçi’ne bakan yamaçlarındaki alanı Abraham Paşa, Fransız Bahçe Mimarlarına düzenletmiş, bu bölüme köşkler, kuşhaneler, havuzlar yaptırmıştır. O zamana kadar Türkiye’de yetiştirilmeyen bitkiler, ağaçlar bu alana dikilmiştir.

Beykoz Korusu içinde; iki büyük mağara, beş havuz ( şu an üçü aktif ), üç grot (kayalık), bir saray kalıntısı, doğal su pınarı bulunmaktadır. Havuzlardan birinin içindeki küçük adacık ilgi çekicidir. Koruda kır kahvesi, sosyal tesis, iki otopark, oturma ve seyir terasları bulunmaktadır.

Beykoz Korusunda yörenin doğal türlerinin başında gelen Meşe türleri, Akçaağaç türleri, Kestane, Gürgen, Defne, Akasya ağaçlarının yaygın olduğu görülmektedir. Daha sonra bu türlere eklenen Mantar Meşesi, Sekoya ve Japon Soforası sağlıklı olarak yaşamını sürdürdüğü görülmektedir.

Beykoz Korusunun mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olup, 280.000 m2’lik bir alana sahiptir. Bir kent ormanı statüsünde olan Beykoz Korusunun sahip olduğu tarihsel ve kültürel değerlerden dolayı bir bütün halinde korunup, geliştirilmeye çalışılmaktadır. Korunun doğal yaşamının zarar görmemesi için Koru derinlikleri araç trafiğine kapatılmıştır. Tüm İstanbul halkına hizmet veren bu Canlı Doğa Mirası, kendisini ziyarete gelen ziyaretçilerini en iyi şekilde ağırlamaktadır.

Beykoz Korusunun Kuzey Batısında soğuk piknik yerleri Beykoz dışından gelen halk için rekreasyon alanıdır. Koruda çok çeşitli ağaçların içerisinde güzel kokulu bitkilerin bulunduğu kıvrımlı doğal yürüyüş parkurunda yürürken, oksijen zengini boğaz havasını solumak, çeşitli kuşların ötüşünü dinlemek, ağaçların tepelerinde akrobasi gösterisi yapan sincapları izlemek ayrı bir heyecan vericidir.

Boğazın incilerinden biri olan Beykoz Korusu; o güzelliklerinin içinde mevsimlik çiçekler, laleler, egzotik bitkiler ile bezenmiş, temizlenmiş, aydınlatılmış, güvenlik görevlileri ile korunmuş, yeni tasarımlı fonksiyonel çocuk oyun alanları ve yetişkinler için spor aletleri ile hazırlanmış olup, yeni bir haftanın enerjisinin depolanması için siz halkımızı beklemektedir.

 

 

 

 

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
BU AY YAPILACAKLAR
Pergola, bahçe kapısı kemerleri ve benzeri yerlere sardıran sarmaşıkları, ihtiyaç oranında budamak, gelişme yönlerini ve durumlarını gereğine göre kontrol altına almak mümkündür.
Yeşil ağaççıkların, çalımsıların ve çit bitkilerinin budamalarına bu ayın ikinci yarısında başlanır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen budama yapılmalıdır.
Ayın 10-15 ine doğru yeni güllerin dinlenmeye alınmasına, yani yaz budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine başlanır.Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve güç biriktirirler.
Çim alanlarınızda gübreleme, periyodik ilaçlama ve haftalık kontroller daima önemlidir.
Sulama için akşam saatlerini tercih edin.
Ağustos sonu ile Eylül başı arası durgun gözaşısı zamanıdır.
Çimlerin sararmış bölümlerini bu ay ellemeyin: Sıcak kavurup filizlenmeyi yok eder. Bunun için Eylül veya Ekim aylarını bekleyin.
Bu ay içerisinde Eylülde çim ekilecek alanların toprak hazırlığı yapılır. Sulama, biçim, yabani ot ayıklama,ilaçlama vb. işlemlere devam edilir.
Çimler hergün sulanıp haftada birkez kesilir: Ay boyunca iki kez sarı lekelerin oluşmalarına karşı özel maddeler kullanılarak mikroptan arındırılmalıdır.
Asalaklar bulunup bulunmadığını, toprak yüzeyinin kireç bağlayıp bağlamadığı sürekli izlenmelidir. Soğanlı bitkilerin, otsu bitkilerin ve ağaçların dipleri özenle temizlenmeli, diş aralıkları dar küçük bir el tırmığı kullanarak çürük toprağı kaplayan kireç tabakası sık sık alınmalıdır.
Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan çiçekler dışında gübreleme işlemi sona ermiştir.