Erol BEKİN
Ziraat Mühendisi
erol.bekin@ibb.gov.tr
11.03.2013

LALE

Tanımı, tarihçesi, nereden geldiği ve şimdi bulunduğu durumdan çok, ifade ettiği anlam üzerinde durulması gereken, çiçekten öte, birçok şiire ve hikâyeye konu olmuş ve hatta koca bir devre adını vermiş farklı bir bitkidir Lale.
Mitolojilerdeki, Selçuklu ve Osmanlı Tarihindeki yerinden, ilk defa şiirlere konu eden Mevlana Celaleddin-i Rumi’den, bir işi de bahçıvanlık olan ve Koca Topkapı Sarayının bahçesini, kendi elleri ile nakış nakış Lalelerle işleyen Fatih Sultan Mehmet’ten belki daha sonra ve daha geniş kapsamda bahsederiz ama ben, benim için anlama çok büyük Müdürlüğümüzün, web sitesindeki ilk yazımı güzel bir hikaye ile açmak istedim.

Oğul babaya sorar! Baba senin hiç dostun oldu mu?

Baba cevap verir, bir tane oğlum.

Oğul gülerek cevap verir; benim çoook. 

Baba, öğleyse dostlarını deneyelim bakalım.

Çocuk; nasıl der?

Baba, git bana bir koyun kes birde bir çuval getir der. 

Çocuk denileni yapar, koyunu keser, çuvala koyar.

Baba, der; hadi oğul bu gece vakti dostlarına git, bir adam öldürdüğünü ve cesedini kendilerinden saklamalarını iste… Çocuk denileni yapar ama nafile bütün dost dediği insanlar kapılarını yüzüne kapatırlar. Çocuk pişman bir şekilde geri gelir. 

Baba gülümser! Haydi oğul şimdi falan yerde bir dostum var oraya git ve benim selamımı söyle…

Çocuk, oraya gider lalelerle çevrili bir bahçe içinde bir ev… Kapıyı çalar, ihtiyar bir zat çıkar, buyur evladım, der. Beni falan adam gönderdi, onun oğluyum selamı var. Ben bir adam öldürdüm der ve kendisini saklamasını ister. Aman evladım, sen elini yüzünü yıkaya dur soluklan der ve hemen bir çukur kazarlar ve cesedi gömer üzerine de lale fideleri ekerler çocuk mahcup bir şekilde eve döner olanları babasına anlatır. 

Babası gülümser, oğlum der insanın bir sürü değil bir dostu olur… Ama henüz sınav bitmemiştir. Baba, der yarın gideceksin herkesin yanında ona bir tokat atacaksın bakalım ne yapacak… Cuma saatinde çocuk camiye gelir ve abdest alan ihtiyara bir tokat bir tokat daha ihtiyar çocuğu kendine çeker ve kulağına şunları fısıldar GİT BABANA SÖYLE! BİZ BİR KAÇ TOKATA LALE BAHÇESİNİ BOZMAYIZ.

Lale bahçelerinizi bozmayacak sadık dostlara sahip olmanız ümidi ile hepinize esenlikler diliyorum.

Kaynak, Mesnevi.

 

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
BU AY YAPILACAKLAR
Bitkilere verilen su artırılmalı ve asalakların oluşmamasına özen gösterilmelidir.
Düzenli olarak çim biçimine, bahçe sulamasına özen gösterilmelidir.Süreler önemlidir. Çim biçim sıklığı ve sulama süreleri takip altına alınmalıdır.Sulama işleminin güneş battıktan sonra yapılmasında yarar vardır.
Temmuz´un ilk haftası, güllerin gözaşısı için genellikle uygun zamandır. Leylaklarda bu aşı, ayın ilk yarısında yapılırsa iyi olur.
Makaslama, bitki altları çapalama v.b. gibi işler bu ay içerisinde düzenli olarak yapılmalıdır.
Temmuz ayı; ağaççıkların daldırma dalı yada dallandırma çubuğu yöntemi ile çoğaltılmalarına en uygun aydır. Leylak ve güllerde gözaşısı ile üretim zamanıdır.
Yaz boyunca çiçek açan ağaççık ve çalı fomlu bitkilere, yazlık çiçeklere, özellikle güllere besin takviyesi yapılmalıdır. Çiçeklenme dönemi sonunda gübreleme işlemine son verilmelidir.
Bilindiği gibi Temmuz ayı, genellikle tatil ayıdır. Bir süre bu nedenle bahçelerinden ayrılacak olanlar, ayrılmadan önce bazı tedbirleri almak durumundadır. Bunlardan biri de, bütün yabancı otların temizlenmiş olmasıdır.
Tohumla ve vegetatif yolla üretebileceğimiz bazı çiçekleri hatırlatmak isteriz. Hüsnüyusuf, Hercai Menekşe, Papatya, Campanula medium, Şebboy gibi kışlık veya iki yıllık çiçekler tohumla üretilir ve bu işi Ağustosa kadar sürdürmek de mümkündür.