Tuncer GÜVELİ
Orman Mühendisi
tuncer.guveli@ibb.gov.tr
21.03.2013

YEŞİL ALANLARIN İNSAN PSİKOLOJİSİNE OLUMLU ETKİLERİ

İnsan nüfusunun artması ve buna bağlı olarak kentleşme ve kitlesel gelişim nedeni ile yeşil alanlar azalmakta; günümüz şehir hayatı günlük koşturmalarla hayat gayesi ile çalışmalarla, gri beton binalarda, eksoz gazı ile yollarda, yeşile hasret apartman dairelerinde geçmektedir. Buna bağlı olarak kentlerde yaşayan insanlar için yaşam daha az memnun edici bir hale dönüşmektedir.

Şehirde yaşayanların çoğu “kardelen”i bilmez. İlkbaharda en erken çiçek açan bitkilerin başında gelir. Yerdeki karın erimesini bile beklemeden süt beyazı çiçekleriyle karların arasında boy verdikleri için “kardelen” diye adlandırılmıştır. Kardelen çiçeği, çetin şartlara zarif ve anlamlı bir direniştir. Koşulsuz sevgidir. Safiyettir, alçak gönüllülüktür, sürprizdir, umuttur.

İşte bizim yaptığımız parklar, yeşil alan çalışmaları bu şehir hayatında bir nevi kardelen çiçeklerini çoğaltma gayesidir. İstanbul’un yoğun trafiğinde bunalırken yolun kenarındaki çiçek desenlerini görmek, yada apartman dairesinde gri tonun hakimiyetinde camdan baktığınızda yeşil alan düzenlemesini görmek , yada çok katlı camla kaplı plazada adeta bir fanus içinde çalışırken camdan göz ucu ile baktığında yeni açmış laleleri görmek……Çünkü doğa ile etkileşim insanların temel ihtiyacıdır ve zihinsel, fiziksel sağlığa birçok yararları vardır. Kentlerdeki yeşil alanların artması kentlerin yaşanabilirliliğini de arttırmakta olup, kentlerin insanlar üzerinde oluşturduğu baskıları azaltmakta ve psikolojik olarak rahatlatmaktadırlar.

Amacımız kentlerimizdeki yaşanılabilir ortamları çoğaltmak ve yaptığımız park, yeşil alan çalışmaları çoğaltarak bir nevi kardelen çiçeklerini hayatımıza sokmaktır.
 

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
BU AY YAPILACAKLAR
Yeşil ağaççıkların, çalımsıların ve çit bitkilerinin budamalarına bu ayın ikinci yarısında başlanır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen budama yapılmalıdır.
Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan çiçekler dışında gübreleme işlemi sona ermiştir.
Çim alanlarınızda gübreleme, periyodik ilaçlama ve haftalık kontroller daima önemlidir.
Çimler hergün sulanıp haftada birkez kesilir: Ay boyunca iki kez sarı lekelerin oluşmalarına karşı özel maddeler kullanılarak mikroptan arındırılmalıdır.
Ayın 10-15 ine doğru yeni güllerin dinlenmeye alınmasına, yani yaz budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine başlanır.Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve güç biriktirirler.
Asalaklar bulunup bulunmadığını, toprak yüzeyinin kireç bağlayıp bağlamadığı sürekli izlenmelidir. Soğanlı bitkilerin, otsu bitkilerin ve ağaçların dipleri özenle temizlenmeli, diş aralıkları dar küçük bir el tırmığı kullanarak çürük toprağı kaplayan kireç tabakası sık sık alınmalıdır.
Ağustos sonu ile Eylül başı arası durgun gözaşısı zamanıdır.
Pergola, bahçe kapısı kemerleri ve benzeri yerlere sardıran sarmaşıkları, ihtiyaç oranında budamak, gelişme yönlerini ve durumlarını gereğine göre kontrol altına almak mümkündür.
Çimlerin sararmış bölümlerini bu ay ellemeyin: Sıcak kavurup filizlenmeyi yok eder. Bunun için Eylül veya Ekim aylarını bekleyin.
Sulama için akşam saatlerini tercih edin.
Bu ay içerisinde Eylülde çim ekilecek alanların toprak hazırlığı yapılır. Sulama, biçim, yabani ot ayıklama,ilaçlama vb. işlemlere devam edilir.